ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto varlıkların regülasyonuna yönelik yaklaşımında önemli bir eşik daha geçti. Yeni çerçevede, belirli kripto varlıklar “digital commodity” (dijital emtia) kategorisinde değerlendirilerek, finansal sistem içindeki konumları yeniden tanımlandı.
Bu sınıflandırma yalnızca hukuki bir ayrım değil; aynı zamanda piyasa yapısı, likidite akışı ve kurumsal adaptasyon açısından stratejik bir kırılma noktasıdır.
SEC’in tanımına göre bir “dijital emtia”:
- Değerini, bir kripto sisteminin programatik işleyişinden alır
- Arz-talep dinamikleriyle fiyatlanır
- Başkalarının yönetsel çabalarından doğan kâr beklentisine dayanmaz
Bu, klasik “security” (menkul kıymet) tanımından net bir ayrışmadır.
Daha kritik olan nokta ise şu:
Dijital emtia statüsündeki varlıklar, bir işletmenin gelirine, kârına ya da gelecekteki nakit akışına doğrudan hak tanımaz.
Bu ifade, özellikle Howey Testi bağlamında yıllardır süren tartışmaların merkezine doğrudan temas etmektedir.

